‘DUR!’ DEME VAKTİ
Bazen hayat tüm zorluklarıyla üstümüze gelir ya hani. İşlerimiz yolunda gitmez, sorunlar giderek artmaya, çeşitlenmeye başlar zaman daralır. Önce yoğunluktan yetişilemez her şeye sonra sevdiğimiz şeylerden fedakârlık yapmaya başlarız. Geçmişte bilerek ya da farkında olmayarak yapa geldiğimiz hatalar, neticeleri ile boy gösterir de ardı arkası kesilmeyen pişmanlıklar başlatır içimizde bir yerlerde .
Kendimizi, yalnızlığın rıhtımlarına bırakıp huzur bulacağımızı sandığımız bu zamanlarda; mesela bazen yatakta, uzaklara daldığımızda veya bir anlık gözlerimizi yumduğumuzda, geçmişin huzur dolu, neşeli, fırtınasız sahillerinde buluveririz. Sevgilerin dostlukların en saf olduğu bir ömre yetecek anılar fısıldar bize zihnimizdekiler. Her şeyin geçmişte kaldığını düşünmeden saatlerce kalmak isteriz oralarda ama yine de içimizden bir ses bize sürekli bunu hatırlatır.
‘ Ne olur! Her şeyimi feda edebilirim tekrar o günlere döneyim, tüm bunlar sadece bir rüya olsun yeter ki’ diye sessiz yakarışlar geçiriveririz. Ve bu dileğimizin gerçekleşmesi için çaresizce gözlerimizi açıp açıp kapatır da keşkeleri sıralarız ardı ardına ama biçare!.
Aslında işte tam bu çıkmazların içine girildiği vakit hani çok sıradan bir sözdür ama; yepyeni bir sayfa açma vakti gelmiştir. Geçmişten alınması gereken iki şey vardır bir güzel anılar, bir de hatalardan bir daha yapmamak üzere dersler. Vakit, yapılabilecek hatalara dur demenin keşkeleri de o iyi kötü anılarla geçmişe gömme vaktidir. Daha fazla pişman olmamak için pişmanlıklardan sıyrılmanın vakti.
Hayatı arzu ettiğimiz gibi yaşayabilmek dileğiyle…..
| Yorumlar |
|
3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."
| Sonraki > |
|---|








