Sahreler
| Gaziantepli olmanın bizlere getirdiği en güzel özelliklerden biriside artık kültürümüzün bir parçası haline gelmiş olan, Anteplinin deyimiyle ‘sahre’ nin geçmişten günümüze kadar süre gelmiş olmasıdır herhalde. Bunu Gaziantep’e mal etmek ne kadar doğru bilmiyorum ama bizde sahrenin adından da anlaşılacağı gibi ayrı bir yer etmiş olduğu da bir gerçek. |
| Dedim ya gerçekten bambaşka bir olaydır bizde sahre. Hatta çeşitlendirmeye bile gitmişiz bu konuda; esnaf sahresi, aile sahresi, nişanlı sahresi... Açık alan ve kır anlamına gelen ‘sahra’ kelimesi Gaziantep ağzında ‘sahre’ye dönüşmüş. Geleneğin özünde kaynaşma ve yorgunluk atmak geliyor aslında. Hafta içi yoğun iş temposundan yorulan babalar, evde oturmaktan sıkılan analar ve kızlar, ders çalışmaktan sıkılan çocuklar soluğu hafta sonu sahrede alırlar. Amaç birazda kaynaşma olunca taşıt büyüklüğüne de bağlı olarak komşu akraba eş dost kim varsa ite kaka binilir arabaya ve sahre yolu tutulur. Yolculuğu ayrı bir eziyettir bu nedenle.Çoğu zaman kişi alma hadiini fazlasıyla aşar arabalar ama bu eziyet olaya ayrı birde lezzet katmıyor değil tabii. Yolculuktan sonra güzel gölge bir yer bulmakta ayrı bir olaydır . Sahre günü sonrası ilk iş günü olan pazartesileri karakolların ve mahkemelerin ilk gündem maddesini sahre kavgalarının işgal ettiği, özellikle de 'ağaç altı kapma' çekişmesinin ilk sıraları aldığı anlatılıyor. Ve kocasının sahreye götürmediğini boşanma sebebi sayanlar da yok değil. Yer olarak genellikle ‘Dülükbaba’ ve ‘Burç’ ormanlarının seçildiği sahrelerde ana mönü kesinlikle kebaptır ve kebapsız bir pikniğin nerdeyse hiçbir anlamı yok gibidir bizler için. Yemekler yenir közde demlenmiş tavşan kanı çaylar içilir, kızlar voleybolunu erkekler futbolunu oynayarak yorgun argın haftanın tüm stresi atılmış şekilde dönülür evlere. FATİH BOZDEMİR |
| Yorumlar |
|
3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."
| < Önceki | Sonraki > |
|---|








