İkinci Kapı
| O gün (geçen sene) her zaman buluştuğumuz yerde değil başka bir yerde buluşmamızı istedin. Bu isteğin altındaki nedeni hissettim fakat kabullenemedim. Gelir gelmez nedenini söyleyecektin, sustun bende sustum. Usulca bir cümle döküldü dudaklarından: “Anılara ihanet etmek istemedim.” Peki ya ben, bana ihanet etmiyor muydun? Deniz kenarındaki bir park kadar değerim yok muydu? Ama o an sesim çıkmıyordu, çıkamıyordu. Ben senin gözlerinde aksini arıyordum, (şakalarını sevmem) bu şaka olsa dahi affedebilecektim. Senin gözlerinse uzaktaydı bana, çook uzakta… Bir rüzgâr esti, ürpermiştim… Ve sen, “Ayrılalım” dedin… Üzülmemeli, ağlamamalıydım ama bağırabilirdim. Tek kelime bile söyleyemedim. Bırakıp gittin beni, o hiç gelmediğimiz yerde. |
| Birileriyle acımı paylaşmak istedim belki ağlamak. Olmadı başaramadım, başımı koyacak bir omuz bulamadım, ne de eve gitmek için ayaklarımda güç. Yığılıp kalmışım… EVET, O gün yaptığım en iyi şeydi. Benim için endişelenen insanlarda varmış. Etrafımda dostlarım, hoş ne fark eder, sevdiğinin gerçek yüzünü gördükten sonra. Tam bir yıl oldu, acı dolu çıktığım merdiven basamakları, üzgün yüzümü saklamaya çalıştığım ailem. Nedenini bile anlayamadığım, omuzlarımdan yükünü kaldıramadığım; ayrılığımız, ayrılışımız. Herşeyiyle aklımda dün gibi. O daha önce hiç gitmediğimiz yere bugün yapayalnız gittim. O güne kadar yüzünü görmemiştim, değil yüzünü görmek adını bile duymak istememiştim. Kalbi olmadığına inanıp nefret etmiştim… Ve daha neler… Kocaman bir yalanmış. Unutmaya çalıştığım her anda unuttum dediğin kişi unutulmuyormuş. Unuttum demek bile hatırlamakmış. Oraya giderken tek düşüncem belki yine yığılırımdı. Oturdum ve bu satırları yazdım. Bugün, yarın
Kalkmak üzereydim ki karşımda onu gördüm. Bir rüzgâr esti, ürpertmeyen. “Ben, aptalın tekiymişim” dedi ve birçok özür cümlesi daha. Bense “Evet, aptalsın” dedim. Konuşabiliyordum hatta o konuşamıyordu karşımda. Tam bir yıl, ne ağladım, ne bağırdım. Belki bugün ağlayacaktım, ama ağlayan o oldu, tam bir sene, benim için. Belki bu zorluklara dayanabildiğim için bir ödüldü bu, hiçbir zaman kaybetmediğim bir ödül. İkimizde bir karar verdik. Bir daha o yere gitmeyecektik. Rüzgârlı havalarda, sarılacaktık birbirimize, sımsıkı ve doyasıya. Kopmayacaktık ve koparılmayacaktık. Ve ben onun aşkı için, hasretim, özlemim, yanan kalbim için durmadan yazacaktım. (Yazık bana) Sağlıcakla ve sevdiklerinizle kalın… Gülşah GÖZAÇAN |
| Yorumlar |
|
|
||||||
|
||||||
3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."
| < Önceki | Sonraki > |
|---|








